Aldatma

Güvenilirliğin ve dürüstlüğün bir ödev değil de erdem olarak kabul edildiği günümüzde, hem sosyal hem de özel hayatta verilen sözlerin tutulmaması, yaşanılanların saklanması, çarpıtılması vb. eylemlerin yaygınlaştığı görülmektedir. Bu tip davranışlar sosyal öğrenme ile gerçekleşmekte ve ahlak problemi olarak nitelendirilmektedir. Kişilerin manevi değerleri doğrultusunda ahlaklı davrandıkları düşünülür. Manevi değerler ailede kazanılmakla birlikte sosyal çevrenin de etkisi ile güçlendirilebilir. Bazı kişilerin manevi değerlerindeki eksiklikler de yine ailelerinden ve sosyal çevrelerinden kaynaklanır.


İkili ilişkilerde görülen aldatma olaylarında kadınların ve erkeklerin bu süreci yaşama sebepleri farklılık gösterebilmektedir. Erkeklerin cinsellik içeren ve kısa süreli ilişkilere eğilimli, kadınların ise cinsel açlıklarından ziyade duygusal açlıklarını giderecek ilişkilere eğilimli oldukları düşünülür. Yani çoğu zaman erkek seks, kadın ise aşk uğruna yanlış yollara sapar.

Erkeklerin daha fazla ve kolay aldatmasının birçok nedeni vardır. Çocukluktan itibaren erkeğe yüklenen roller erkeğin eşini aldatmasını doğal ve kabul edilir kılmaktadır. Toplumda eşini aldatan erkeklere "çapkın", yaptığına da "kaçamak " gibi isimler takılarak erkeğin aldatma eylemi yumuşatılmaya, normal gösterilmeye ve hatta meziyet göstergesi olarak kabul ettirilmeye çalışılır. Toplumsal baskı içerisinde yetişen kadınlarda bu görüş etkili olsa dahi her kadın için eşi tarafından aldatılmak kabul edilemez ve yıkıcıdır.
Kimi aldatmalarda ise sadece heyecan arayışı olmayıp, erkek yakınındaki başka bir bayana, özellikle de iş ortamından bir arkadaşına duygusal yakınlık hissedebilmektedir. İş ortamında bakımlı, anlayışlı, uyumlu ve ideal gözüken bir bayan veya erkeğin cazibesine kapılmak mümkündür. Fakat bu kişiler özel hayatında tam tersi olabilmektedir.
Bazı insanlar karşı cinsten, hayattan, tolumdan veya ailelerinden intikam almak için de aldatmaya eğilim gösterebilirler. Bu yolla kendilerini güçlü hissetmeyi denerler.

Erkekler kadınlara göre aldatma konusunda daha rahat davrandıklarından bunu gizlemekte dikkatsiz davranırlar ve yakayı ele verirler. Kadınlar eşlerinin aldattığını daha kolay anlayabilirler. Genellikle erkek eğer yasak bir ilişki yaşıyor ise kişisel bakıma daha özen gösterir, eve geliş ve iş yerinde kalış sürelerinde değişiklikler olur, eşi ile yaşadığı cinsel ilişki sayısında değişmeler görülebilir (artabilir veya yok denecek kadar azalabilir), bazıları suçluluk duygusu ile eşlerine hediyeler alıp onu daha maddi ve manevi açıdan daha özgür bırakır. Eşini alışveriş yapması, arkadaşları ile ve ailesi ile vakit geçirmesi konusunda destekler ve tam bir ideal koca rolü oynar.
Bazı erkeklerde ise suçluluk duygusu farklı davranışlar ile kendini gösterir. Kendisini bu yanlışa iten sebebi eşinde arar. Eşinin kusurlarını aramaya ve hatta bunları onun yüzüne vurmaya çalışarak kendisini rahatlatmaya ve haklı çıkarmaya çalışır.
Kısa bir gözlem sonucu kadın bu değişiklikleri fark eder ve aldatıldığını hisseder.
Kadınlarda da erkekte olduğu gibi suçluk duygusu ile yapılan bazı farklı davranışlar görülebilir. Genellikle eşini aldatan kadın eşine karşı daha duyarlı ve sevecen gözükmeye çalışır. Fakat içten içe kendilerini haklı çıkaracak sebepler olduğunu düşünürler ve suçluluk duygularını bastırmaya çalışırlar. Yine kadının da özellikle ev dışında kişisel bakımına daha fazla özen gösterdiği gözlenebilir. Fakat kadının aldatması erkeğin aldatmasına göre çok daha kabul görmez olduğundan kadın aldattığını gizlemek için özel bir çaba harcar ve daha dikkatli davranır. Kadının aldattığını anlamak zordur.

BEYİNDE ALDATMA
Erkekler çoğu zaman alkolün etkisi ile ve bir anlık zaaf ile tek gecelik ilişkiler yaşamakta, kadınlar ise daha çok duygusal açlıklarının kurbanı olup cinsellik içermeyen kimi zaman flörtleşme seviyesinde kimi zaman da sadece akıllarından geçirerek hayal dünyalarında başka bir erkek ile ilişki yaşarlar. Yani duygusal aldatma daha fazla kadınlarda görülür. Fakat duygusal aldatma, fiziksel-cinselaldatmaya göre daha tehlikeli olabilir. Çünkü gerçekte yaşanmadığı için daha uzun sürelidir ve unutması da güç olabilir. Bu da birlikteliği uzun vadede olumsuz etkiler.
Yine internetin sayesinde yaygınlaşan sanal ilişkiler de çözümsüz bir hal alıp tehlikeli boyutlara varabilir.
Kuşkusuz aldatma hayatın her alanında farklı şekillerde görülmekte ve kaçınılmazdır. Fakat bunun normalleştirilmeye ve aklileştirilmeye çalışılması toplumsal açıdan son derece tehlikelidir. Medyanın eşlerini aldatan erkekleri çapkın, karizmatik göstermesi, eşlerini aldatan kadınları ise özgür ve güçlü göstererek aldatmayı meşrulaştırmaya çalışması hem ergenler hem de yetişkinler üzerinde olumsuz etkilere sebep olmaktadır.
En popüler dizilerde ve en popüler filmlerde ana karakterler yasak ilişki yaşamakta, izleyiciler bu ilişkileri doğal karşılamakta, hatta yasak ilişki yaşayan karakterleri kahramanlaştırmakta, onları; iyi, aldatılan eşi; kötü görmektedir. Böylece gerçek hayatta ahlaksız kabul edilen bir olay özendirilmeye çalışılır. Oysaki medyanın toplum gelişiminde çok önemli bir gücü vardır ve bu doğru kullanılmadır.

Aldatma PDF Yazdır E-posta

 

İletişim

Büyükdere Cd. Defne Apt.
No:56 D:7 Mecidiyeköy
Şişli 34387
İSTANBUL  Türkiye
TEL : +90 212 234 00 00
GSM : +90 532 231 55 55